top of page

Zarar Telafi Fonu mu, Sermaye Tamamlama Fonu mu yoksa Ortakların Şirkete Yaptığı Karşılıksız Ödemeler mi?

  • Yazarın fotoğrafı: yıldırım ercan
    yıldırım ercan
  • 21 Nis
  • 6 dakikada okunur


Hazırlanan çalışma

Ortak finansmanı ve özkaynak güçlendirme işlemlerinin hukuki ve vergisel değerlendirmesi

Kapsam

TTK 376, KVK, KDV, VUK, belge düzeni, muhasebe kayıtları, örnek karar ve risk matrisi

Hazırlanma tarihi

21.04.2026

Not

Bu çalışma genel bilgilendirme niteliğindedir. Somut olayda şirket sözleşmesi, finansal durum, karar seti ve muhasebe altyapısı ayrıca incelenmelidir.


Yönetici özeti: TTK 376 kapsamında usulüne uygun biçimde alınmış sermayenin tamamlanması kararı uyarınca ortaklarca şirkete zarar kapatma amacıyla yapılan ve geri istenemeyen ödemeler, alan şirket açısından kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Buna karşılık TTK 376 dışında yalnızca “ortak bağışı” veya “karşılıksız ödeme” adıyla yapılan aktarımlarda vergisel nitelendirme daha risklidir. Bu nedenle işlem setinin ticaret hukuku ve vergi hukuku bakımından doğru sınıflandırılması kritik önemdedir.

1. Kavramsal çerçeve ve temel ayrımlar

Uygulamada zarar telafi fonu ile sermaye tamamlama fonu çoğu zaman aynı anlamda kullanılmaktadır. Ancak teknik açıdan en güvenli kavram “TTK 376 kapsamında sermayenin tamamlanması”dır. Bu çerçevede ortaklar tarafından şirkete aktarılan tutarlar, sermaye artışı, emisyon primi, ortak borcu veya sermaye avansından ayrılmaktadır.

·        Sermaye tamamlama fonu: Şirket zararlarının kapatılması amacıyla ortakların karşılıksız ve geri istenemeyecek şekilde şirkete aktardıkları tutardır.

·        Ortak borcu: Geri ödenmek üzere verilen finansmandır; şirketin yükümlülüğüdür.

·        Sermaye avansı: Gelecekte gerçekleştirilecek sermaye artırımına mahsup edilmek üzere verilen tutardır.

·        Ortak bağışı / karşılıksız ödeme: TTK 376 içine oturtulmayan, fakat özkaynağı güçlendirme amacıyla yapılan ödemedir; vergisel güvenliği daha düşüktür.

Ticaret Bakanlığı tebliğindeki sistematikte sermayenin tamamlanması, bilanço açıklarının kapatılmasını sağlayan özel bir özkaynak kalemidir. Ortakların tamamı veya bir kısmı tarafından yerine getirilebilir. Bu ödeme borç niteliğinde değildir; ortak açısından geri alma hakkı doğurmaz; sermaye artırım avansı olarak da değerlendirilmez.

2. Ticaret hukuku boyutu

Türk Ticaret Kanunu m. 376, sermaye kaybı ve borca batıklık hallerinde yönetim organı ile genel kurulun alacağı tedbirleri düzenlemektedir. Sermayenin tamamlanması, özellikle sermaye kaybı yaşayan şirketin teknik iflas eşiğinden çıkması için tercih edilen yöntemlerden biridir.

1.        Şirketin finansal durumu ve TTK 376 eşiği tespit edilir.

2.        Yönetim organı değerlendirme yapar ve gerekirse genel kurulu toplar.

3.        Genel kurul / ortaklar kurulu, sermayenin tamamlanmasına ve bunun tutarına karar verir.

4.        Kararda ödemenin karşılıksız olduğu, geri alınamayacağı, borç veya avans niteliğinde olmadığı ve zarar mahsubunda kullanılacağı açıkça yazılır.

5.        Ödemeler banka kanalıyla şirkete aktarılır ve özkaynakta sermaye tamamlama fonu olarak izlenir.

Son yıllarda yayımlanan tebliğ değişiklikleri ile TTK 376 hesaplamalarında dikkate alınmayacak bazı kalemlere ilişkin geçici kolaylıkların süresi uzatılmıştır. Bu husus, sermaye kaybı hesaplamasının yapılmasında ayrıca göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Kurumlar vergisi yönünden değerlendirme

3.1. TTK 376 kapsamındaki sermaye tamamlama fonu

7394 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu m. 6’ya eklenen hüküm uyarınca, TTK 376 kapsamında sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirkete ortaklarca zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak şekilde aktarılan tutarlar, kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Böylece alan şirket bakımından doğrudan vergilendirilebilir gelir oluşması engellenmiştir.

Burada korunan alan, gerçek anlamda TTK 376 kapsamında yürütülen “sermayenin tamamlanması” işlemidir. Dolayısıyla karar seti eksik, amaç belirsiz veya fiilen geri ödenebilir nitelikteki işlemler bu korumadan yararlanamayabilir.

3.2. Ortak nezdinde gider veya maliyet yazılıp yazılamayacağı

Sermaye tamamlama fonu ödemesi, ödeyen ortak açısından kural olarak doğrudan gider yazılabilecek bir unsur değildir. İdarenin önceki tarihli özelgelerinde, bu nitelikteki ödemelerin gider olarak dikkate alınamayacağı ve salt bu nedenle iştirak maliyetine de otomatik olarak eklenemeyeceği yönünde yaklaşım görülmektedir.

Bu nedenle ödeyen ortak bakımından muhasebe ve vergi etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle kurum ortağı, gerçek kişi ortak ve yurt dışı ortak açısından sonuçlar farklı inceleme başlıkları doğurabilir.

3.3. TTK 376 dışında ortakların şirkete yaptığı karşılıksız ödemeler

Şirket özkaynaklarını yükseltmek amacıyla ortaklar tarafından yapılan her karşılıksız ödemenin TTK 376 kapsamındaki sermaye tamamlama fonu ile aynı vergi sonucunu doğurduğu söylenemez. KVK m. 6/3 hükmü açık biçimde TTK 376 uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen haller için yazılmıştır.

Bu sebeple salt “ortak bağışı”, “şirkete hibe” veya “karşılıksız finansman” şeklindeki ödemelerde alan şirket nezdinde vergisel nitelendirme tartışmalı hale gelebilir. Uygulamada bu tür ödemelerin mümkünse sermaye artırımı, emisyon primi veya TTK 376 sermaye tamamlama fonu gibi açık bir hukuki kategoriye oturtulması önerilir.

4. KDV yönünden değerlendirme

KDV’nin konusuna girebilmesi için esasen bir mal teslimi veya hizmet ifası aranır. Ortak tarafından şirkete TTK 376 kapsamında karşılıksız olarak yapılan ödeme, kural olarak bir teslim veya hizmet karşılığı değildir. Bu nedenle gerçek bir sermaye tamamlama fonu işleminde KDV hesaplanmaması gerektiği yönündeki yaklaşım kuvvetlidir.

Bununla birlikte, işlemin hukuki niteliği açık değilse; örneğin ödeme gerçekte bir hizmet, finansman komisyonu, örtülü kazanç aktarımı veya geri ödenecek bir borç gibi tasarlanmışsa, KDV ve sair vergisel riskler gündeme gelebilir. Bu nedenle açıklama metni, karar içeriği ve muhasebe sınıflandırması uyumlu olmalıdır.

5. Belge düzeni ve tevsik

Vergi Usul Kanunu bakımından kayıtların tevsiki zorunludur. Fatura ise satılan emtia veya yapılan iş karşılığında düzenlenen bir belgedir. Bu nedenle şirkete ortak tarafından yapılan gerçek bir sermaye tamamlama ödemesinde kural olarak fatura düzenlenmez.

·        Genel kurul / ortaklar kurulu kararı

·        Yönetim kurulu veya müdürler kurulu kararı

·        TTK 376 finansal analiz veya bilanço çalışması

·        Ortak bazında ödeme listesi

·        Banka dekontları

·        Muhasebe fişleri ve açıklama notları

·        Varsa YMM / bağımsız denetim destek çalışma kâğıtları

Dekont açıklamalarında “TTK 376 kapsamında sermaye tamamlama fonu ödemesi”, “geri alınamaz karşılıksız ödeme” gibi açık ve tutarlı ifadelere yer verilmesi uygulamada yararlıdır. TTK 376 dışı “ortak bağışı” işlemlerinde ise sözleşme, karar ve muhasebe açıklamasıyla niteliğin tevsiki daha da önem kazanır.

6. Muhasebe uygulaması

Uygulamada sermaye tamamlama fonu, çoğunlukla özkaynaklar içinde 529 - Diğer Sermaye Yedekleri altında alt kırılım açılarak izlenmektedir. Fonun zarar mahsubunda kullanılması gerektiğinden doğrudan gelir hesaplarına alınmaması önemlidir.

Örnek kayıt - ödeme şirkete ulaştığında:

102 Bankalar   

529 Diğer Sermaye Yedekleri / Sermaye Tamamlama Fonu


Örnek kayıt - zarar mahsubu yapılırken:

529 Diğer Sermaye Yedekleri / Sermaye Tamamlama Fonu   

580 Geçmiş Yıllar Zararlarıveya   

591 Dönem Net Zararı

Somut olayın finansal tablo yapısına göre hesap kodları ve mahsup tekniği ayrıca gözden geçirilmelidir. Ancak ana ilke, tutarın gelir hesaplarında değil özkaynak altında izlenmesidir.

Uygulama ve risk matrisi

İşlem tipi

Ticaret hukuku niteliği

KV yönü

KDV / belge

Risk düzeyi

TTK 376 sermaye tamamlama fonu

Karşılıksız, geri alınamaz, zarar mahsubuna özgü özkaynak unsuru

KVK m.6/3 kapsamında kurum kazancına dahil edilmez

Kural olarak teslim/hizmet yok; fatura düzenlenmez, karar + dekont esastır

Düşük - işlem dosyası tam ise

Ortak borç vermesi

Geri ödenebilir borç ilişkisi

Gelir doğurmaz; faiz varsa ayrı değerlendirilir

Borç işleminde fatura yok; faiz/komisyon varsa ayrıca değerlendirilir

Orta

Sermaye avansı

İleride sermaye artırımına mahsup edilmesi amaçlanır

Doğrudan gelir sayılmaz; sermaye artırım süreci tamamlanmalıdır

Fatura yok; karar ve avans niteliği açıklanmalıdır

Orta

Salt “ortak bağışı” / karşılıksız ödeme

TTK 376 dışı karşılıksız aktarım

Kanuni koruma açık değildir; kurum kazancı tartışması doğabilir

Fatura düzenlenmemesi yönü güçlü olmakla birlikte nitelendirme riski vardır

Yüksek


Temel mevzuat referansları

Düzenleme

İlgili hüküm / alan

Çalışmadaki işlevi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

m. 376

Sermaye kaybı, borca batıklık ve alınacak önlemler; tamamlamanın ticaret hukuku zemini

TTK 376 Tebliği

14.09.2018 tarihli Tebliğ ve sonraki değişiklikler

Sermaye tamamlama fonunun karşılıksız, geri alınamaz, zarar mahsubuna özgü niteliğini açıklar

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

m. 6/3

TTK 376 uyarınca ortaklarca aktarılan tutarların kurum kazancında dikkate alınmamasını düzenler

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

m. 1 vd.

Teslim veya hizmet bulunup bulunmadığına göre KDV değerlendirmesinin zeminini oluşturur

KDV Genel Uygulama Tebliği

Genel esaslar

Teslim ve hizmet kavramlarının uygulama boyutunu açıklar

213 sayılı Vergi Usul Kanunu

m. 227, 229, 232

Tevsik zorunluluğu, fatura tanımı ve belge düzeni çerçevesini belirler


7. Uygulamada dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar

7.1        İşlemin hukuki niteliği baştan doğru belirlenmelidir: borç mu, sermaye artışı mı, sermaye avansı mı, TTK 376 fonu mu?

7.2        TTK 376 korumasından yararlanılmak isteniyorsa karar metinleri ve bilanço çalışması eksiksiz olmalıdır.

7.3        Ortak bazında ödeme yükü ve ödeme zamanlaması açıkça belirlenmelidir.

7.4        Banka dekont açıklamaları ile karar metinleri arasında tam uyum sağlanmalıdır.

7.5   Muhasebe kaydı özkaynak mantığına uygun kurulmalı; gelir hesabına alma hatasından kaçınılmalıdır.

7.6   TTK 376 dışında kalan karşılıksız ödemelerde vergi riski için önceden yazılı değerlendirme veya özelge stratejisi düşünülmelidir.

8. Sonuç

Şirket zararlarının kapatılması veya özkaynakların güçlendirilmesi amacıyla ortaklar tarafından şirkete para aktarılması, görünüşte tek tip bir işlem değildir. Hukuki sınıflandırma doğru yapılmadığında hem kurumlar vergisi hem KDV hem de belge düzeni bakımından ihtilaf riski doğabilir.

Bugün için en güvenli yapı, ihtiyaç gerçekten zarar kapatma ve TTK 376 kapsamında finansal iyileştirme ise; işlemin usulüne uygun genel kurul/ortaklar kurulu kararıyla “sermaye tamamlama fonu” olarak yapılandırılmasıdır. Buna karşılık TTK 376 dışında salt “ortak bağışı” adıyla yapılan aktarımlarda açık kanuni koruma daha zayıftır.

Bu sebeple uygulamada tercih sıralaması çoğu durumda şu şekilde kurulmalıdır: (i) sermaye artışı / emisyon primi, (ii) TTK 376 sermaye tamamlama fonu, (iii) zorunlu ise ayrıca hukuki-vergi analizi yapılmış karşılıksız ödeme modeli.

9. Örnek karar taslağı

... Şirketin finansal tabloları ve TTK m. 376 kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda oluşan bilanço açığının kapatılması amacıyla, ortaklar tarafından toplam [TUTAR] TL tutarında sermayenin tamamlanması ödemesi yapılmasına; söz konusu ödemenin karşılıksız olmasına, ortaklar bakımından geri isteme hakkı doğurmamasına, borç veya sermaye avansı niteliği taşımamasına, şirket özkaynakları altında “Sermaye Tamamlama Fonu” hesabında izlenmesine ve yalnızca zarar mahsubunda kullanılmasına oybirliği / oyçokluğu ile karar verilmiştir.

10. Kısa kontrol listesi

·        TTK 376 ihtiyacı analiz edildi mi?

·        Karar metni hazırlandı mı?

·        Ödemenin karşılıksız ve geri alınamaz olduğu açıkça yazıldı mı?

·        Dekont açıklamaları standartlaştırıldı mı?

·        Muhasebe hesabı özkaynak altında kurgulandı mı?

·        Zarar mahsubu zamanı ve yöntemi belirlendi mi?

·        TTK 376 dışı model seçilecekse yazılı vergi görüşü alındı mı?

11. Kaynakça ve atıf listesi

·        6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 376.

·        6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376 ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ ve değişiklikleri.

·        5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, m. 6.

·        3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.

·        Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği.

·        213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 227, 229 ve 232.

·        Gelir İdaresi Başkanlığı özelge ve ikincil açıklamaları ile uygulama kaynakları.


Yorumlar


bottom of page